Yaklaşık 3-4 hafta kadar önce kuzenimden gelen bir mesajla ''Coca Cola'da CEO olmak' mutlaka al oku'' Neville Isdell'in kitabını almak için yola koyuldum.
Gittiğim ilk mağazada bulamayınca ilgim daha da arttı,kitabı ikinci mağazada da (ki ilkinin farklı bir lokasyondaki şubesi idi) bulamayınca aklımda iki fikir oluştu:
-Ya bu mağazanın lojistik dağıtım ağı düşündüğüm kadar iyi değil
-Ya da bu kitabı okumakta gerçekten çok geç kaldım (umarım ilkidir!!)
Bu kitabı okuyarak Coca Cola'da CEO olamayacaksınız ama Neville Isdell ile aralanan bu kapıdan bakma fırsatı yakalamış ve heyecanına ortak olmuş olacaksınız.
28 Eylül 2014
23 Eylül 2014
Şu Hayatı Nasıl Yaşamalı?
Mümin Sekman'ın 'Hayat Bilgesi' kitabı bir çırpıda okunup,sonrasında başucu kitabı yapacağınız türden bir kitap.
Yoğun iş temposu,Pazartesi'den Cuma'ya nasıl geçtiğini anlamadığım haftalarda,verdiğim kararlarda kendime sık sık soruyordum 'Doğru mu yapıyorum?Hayat nereye gidiyor?Şu hayatı nasıl yaşamalı?Neler yapmalı?'.
Tanrı'ya şükür ki,Mümin Sekman da aynı soruyu kendine sormuş daha da iyisi bu soru üstüne müthiş bir de kitap yazmış.
Yoğun iş temposu,Pazartesi'den Cuma'ya nasıl geçtiğini anlamadığım haftalarda,verdiğim kararlarda kendime sık sık soruyordum 'Doğru mu yapıyorum?Hayat nereye gidiyor?Şu hayatı nasıl yaşamalı?Neler yapmalı?'.
Tanrı'ya şükür ki,Mümin Sekman da aynı soruyu kendine sormuş daha da iyisi bu soru üstüne müthiş bir de kitap yazmış.
18 Eylül 2014
Kocan Kadar Konuş
Hafta sonu Ankara dönüşü ne zamandan beri alıp okumak istediğim kitap bir anda gözüme ilişti.'Kocan Kadar Konuş'.Alıp okumaya başladım hemen, uçakta gülmemek için kendimi sıktım sıktım ve sonunda dayanamadımmm patladım!
Yanımdaki kızın korkmuş halini hiç unutmayacağım,gözümden yaş gelene kadar güldüğüm,her Türk kızının bir şekilde maruz kaldığı diyalogların bu denli komik ve zekice anlatımı..
3 Ağustos 2014
Lean In-Sınırlarını Zorla
‘Okuyorum Öyleyse Varım’ köşesinin açılışını zevle takip ettğim,güçlü lider Sheryl Sandberg ve kitabı ‘Lean in’ (Sınırlarını Zorla) ile yapmak istedim.Sandberg kitabına o kadar güzel bir isim seçmiş ki etkilenmemek elde değil.Başarı için gerekli ve yapılması gereken onca şeyi iki kelime ile özetleyip bizlere sunmuş.Kendisinden de başka türlüsü beklenmezdi diyerek noktalıyor iyi okumalar diliyorum.
1980’lerin başlarında üniversite mezunu kadın oranı %50’lerde idi.Son birkaç yılda üniversite mezunu kadın oranı artmasına ve erkek egemen alanlarda kadınların da yer almalarına rağmen Amerika özel sektör kuruluşlarında değişen çok birşey olmadı Fortune 500’de yer alan CEO’ların yalnızca 21 tanesi kadın,Amerika’da %17 oranında yönetim kurulu pozisyonunda kadın çalışanlar yer alıyor.
‘Kadınların eğitim başarılarında erkekleri geride bırakması devam ederken,herhangi bir sanayide üst pozisyonlarda etkin olmuyoruz’diyor Sandberg.Kadınların zirveye ulaşmasını engelleyen iki çeşit bariyer olduğundan söz ediyor. İlki:dış bariyerler;ayrımcılık,taciz,çocuk bakımı,mentor ve sponsor bulma zorluğu ve kadınların erkek meslekdaşlarından çok daha fazla kendilerini kanıtlama gerekliliği .İkincisi:İçsel bariyerler.’’Kendimizi büyük yada küçük oranlarda,kimi zaman güven eksikliğinden,kimi zaman elimizi kaldırmadığımızdan tam da asılmamız gerektiğinde geri çekiyoruz’’diyor Sandberg.Sandberg kitabında kadınların iki bariyeri de aşmak için çaba harcaması gerektiğine değiniyor.İç bariyerlerle ilgili olan iyi şey,bunların kendi içimizde,kontrolümüzde olması ve kendi kendimize üstesinden gelebilecek olmamız.İç bariyerlerimizi bir kez aşarsak,kendimizi daha güçlü hisseder ve dış bariyerlerin çaresine bakabiliriz.
Sandberg kitabında hepimizin kendinen bir parça bulacağı, 10 işyeri sorununu ve onlarla başa çıkmak için pratik çözümleri sunuyor.
20 Temmuz 2014
Çocuğumuzla Kaliteli 1 Saat,Fazlası Değil
Anneyseniz hele bir de çalışıyorsanız,vicdanınızla bitmek tükenmek bilmeyen savaşınız var demektir.Gerçekten yapmak istediğiniz şeylerle yapıyor olduklarınız arasında sıkışıp kalırsınız.3,5 yıldan sonra,ben artık tüm bunların beynimizin bir oyunu olduğunu düşünüyorum...Nasıl ki evlendiğimizde bir kişi olmuyorsak (her ne kadar tencere kapak,elmanın iki yarısı gibi kalıplar etrafımızda uçuşuyor olsa da),çocuğumuz olduğunda da onunla 'bir' olamayız.Bizler ayrı 'bir'eyleriz,bunu gerçek anlamıyla özümseyerek anlamamız gerekiyor.
Önemli olan çocuğumuzla tüm gün aynı yerde bulunmamız değil,kafamız farklı yerdeyken vücudumuz aynı yerde olsa neye yarar?Çocuğumuz için faydalı olmuş olur muyuz ,hayatında farklılık/farkındalık yaratmış olur muyuz gerçekten?Hayır.Öyleyse...
Denedim formüle ettim,artık netim.
17 Temmuz 2014
Özgürlük Göklerde!!-Tandem Atlayış
Bu günlerde
kafamı kurcalayan mevzular var.Gerçekten yaşıyor muyum,yaşarken eğleniyor
muyum,hayattan zevk alıyor muyum,daha iyisi için nasıl yaşayabilirim,neler
yapabilirim?
Hal böyle
olunca da yaşadığımı hissettiren,iyi ki yapmışım dediğim etkinlikleri bloga eklemeye karar verdim.
2012 yılı öyle stresli geçmişti ki yerimde durmakta zorluk çekiyordum,tam da o anlarda ne yapabilirim,ne yapabilirim diye düşünürken,seevgili kuzimin tandem atlayış yapmak için rezervasyon yaptırdıını öğrendim, ve kendimi tandem atlayışı araştırırken buldum.
2013 Temmuz ayı için Efes Atlayış Merkezinden ön rezervasyon yaptırdım,ve işte o gün geldi çattı.İzmir'e gidip 2 gün havanın atlayışa uygun olmasını bekledikten sonra telefonum çaldı,telefonun ucundaki ses,'Hadi gelin bugün uygun' diyordu.Birden heyecanlandım,arabaya atladık,İzmir'e 40,Selçuk'a 5 dakika mesafedeki merkeze ulaşıncaya kadar içim kıpır kıpırdı.
2012 yılı öyle stresli geçmişti ki yerimde durmakta zorluk çekiyordum,tam da o anlarda ne yapabilirim,ne yapabilirim diye düşünürken,seevgili kuzimin tandem atlayış yapmak için rezervasyon yaptırdıını öğrendim, ve kendimi tandem atlayışı araştırırken buldum.
2013 Temmuz ayı için Efes Atlayış Merkezinden ön rezervasyon yaptırdım,ve işte o gün geldi çattı.İzmir'e gidip 2 gün havanın atlayışa uygun olmasını bekledikten sonra telefonum çaldı,telefonun ucundaki ses,'Hadi gelin bugün uygun' diyordu.Birden heyecanlandım,arabaya atladık,İzmir'e 40,Selçuk'a 5 dakika mesafedeki merkeze ulaşıncaya kadar içim kıpır kıpırdı.
9 Temmuz 2014
SON ZAMANLARDA İZLEDİĞİM EN KEYİFLİ FİLM- BLENDED
Drew Barrymore’u sevmeyeniniz var mı? Ya da Adem Sandler’ı?Daha önce ‘ilk 50 Öpücük’ filminde izlediğim ve çok keyif aldığım bu ikilinin yeni filmi gösterime girince hemen gözüm kaydı,üstüne bir de etrafımdan duyduğum,mutlaka gitmelisin,koptuk,çok keyifli bir film gibi yorumlar eklenince soluğu Hillside Cinemaximum’da aldım.Cumartesi günü oğlumu bırakıp koşa koşa akşam matinesine filme gittim ve repliklerde 'Çocuklar %99 herşeyden önce gelir' diye tekrarlandığında harakiri yapmak istedim.
Neyseeee olur böyle şeyler diyerek devam ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



